Barış Özcan’ın bu videosu, modern Wi‑Fi ağlarının yaydığı sinyallerin insan vücuduyla nasıl etkileşime girdiğini ve bu yansımaların yapay zekâ tarafından kimlik tespiti için nasıl kullanılabildiğini anlatıyor.Kamera yok, mikrofon yok…Sadece Wi‑Fi dalgaları.Bu teknoloji, 2012’de duvar arkasındaki hareketi algılayan ilk deneylerden, 2025’te 197 kişiyi neredeyse %100 doğrulukla tanıyan yapay zekâ modellerine kadar uzanan çarpıcı bir gelişim sürecine sahip.
Londra’da yapılan ilk deneylerde, Wi‑Fi sinyallerinin duvar arkasındaki hareketleri algılayabildiği gösterildi.
Wi‑Fi dalgaları, insan vücudunun şekline, duruşuna ve hareketine göre farklı yansımalar oluşturuyor.Bu yansımalar bir nevi kişisel imza gibi.
Yeni araştırmalar, sadece Wi‑Fi antenlerinden gelen verilerle insanların kim olduğunu ayırt edebilen modeller geliştirdi.
Yakında hayatımıza girecek bu standart, Wi‑Fi cihazlarının “sensing” yani algılama yeteneğini resmileştiriyor.Bu da gelecekte modemlerin sadece internet dağıtmayıp, evdeki hareketleri ve kişileri algılayabilmesi anlamına geliyor.
Bu teknoloji:- Güvenlik için devrim niteliğinde olabilir
- Ama aynı zamanda mahremiyet açısından büyük riskler barındırıyor
İnsan vücudu, Wi‑Fi dalgalarını:- soğuruyor
- yansıtıyor
- kırıyor
- dağıtıyor
- duruş
- hareket
- hatta kimlik çıkarılabiliyor.
Videoda anlatılan zaman çizgisi:- 2012: Duvar arkası hareket algılama
- 2018: MIT’in vücut pozisyonu çıkaran modeli
- 2022: 3 antenle vücut haritalama
- 2025: Kimlik tespiti yapan yapay zekâ
Barış Özcan videonun sonunda önemli bir tartışma açıyor:- Bu teknoloji güvenlik için kullanılabilir
- Ama aynı zamanda evde, işte, kamusal alanda görünmez bir takip mekanizmasına dönüşebilir